Luna ve Tan

Bu hikaye senin için Amorecim ya da Carinacım. Seni seviyorum ve bana ulaşmanı istemekten başka bir dileğim yok. Sadece sesini duymak istiyorum. Hikayeye başlamadan önce söylemek ve anlatmak istediğim biri var.

Tanıdığım ismi Cellar Door. Az zamanda tanıştığım biri. Belki o da senin gibi bir müddet sonra… Neyse anlatmak istediğim şu. Mangasya grubuna katıldım ve oradan tanıyorum. Şuan çok mutluyum. Öffffff…

Konusu şu: Annesinin ev kazası geçirmesi ile netten kopmak zorunda kaldı. O an kendimi onun yanında olmam gerektiğini hissettim. Ne yapıp edip hatta sabır gösterip onun numarasını alır almaz bir arkadaştan… Konuştuk, dertleştik ve geçmiş olsun dedim. Bir an onun sesi senin sesine benzettiğimi, daha çok onun gülüşünü sana benzettiğimi hatırıma getirdim. Sesi ve gülüşü sana gerçekten benziyordu ve için buruldu. O an keşke seninle de konuşuyor olsaydım diye içimden geçirdim.

İşte böyle Luna, Mia Carinam.

Luna ve Tan

Luna, sevecen ve hassas ama kızdı mı? Kendini dahil karşısındakini korkutabilen bir kişiliğe sahiptir. Tan ise sessiz ve gözüpek hatta öldürücü bir savaşçı gibi olabilen bir kişiliği vardır. Bunlar çocukluğundan beri birbirlerini tanır ve severlermiş. Ancak kader onları ayırmış. Fakat yıllar sonra tekrar birleşmişler ki bu birleşme kendilerini bir başka yapmışlar. Tekrar kaderin kendilerini ayırmalarından korkmuşlar. Ama birbirlerine söz vermişler.

“Asla ve asla bir daha ayrılmayacağız ve ilelebet her zaman birlikte olacağız çünkü ay ışıldadığı sürece sen ve ben daima kalbimizdeki hisler devam edecek”

Tan, bu sözleri duyunca çok sevinir. En iyi arkadaşının kendisine verdiği bu söz daima kularklarında da çınlar ve çınlamaya da devam eder. Ve bir gün gene kader onları ayırmak zorunda kalır. Bu sefer bu ayrılma sonsuza kadar olur. Çünkü Luna hiç bir şey söylemeden hatta bir ara konuşmamaya başlayarak kendisinin sadece anlayabileceği şekilde Tan’a hiçbir şey söylemeden kayıplara karışır. Tan’ın tek istediği ise onu görmek ya da 5 dakika da olsa sesini duymak imiş. Çok defa da bunu dile getirmiş. Luna ise onun küçüklüğüne benzeyen bir kişinin Tan’ı hatırlattığını söyler ve her zaman bunu hatırla der.

Tan, sonra Amerika’ya gideceğini duyar Luna’nın ve…

Tan, o an artık içinden bir koptuğunu anlar. Bu kopan parça onu hep hüzünletir. Tek bildiği şey onu tekrar hissetmek ve dostluklarının daima olduğunu bilmekmiş. İşte bunu diliyormuş.

Mia Carinam lütfen ama lütfen…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s