Geçen Gün

Geçen gün ve daha da önceki gün işyerinde yediğim bir şey dokundu çünkü yağlı idi. Yağlı ve tuzlu bir de sıcaklıklar olunca bana dokunmadan edemez. Başım ağrır ve ardından eğer tansiyonum yükselirse ya yatmakta ya da kusmakta çaremi bulmak zorunda kalırım. Sanırım benim kaderim de babam gibi olacak, neyse. Ondan sonra nasıl olsa erken yatacam derken gece bir kusma tuttu. Ehh planladığım gibi erken kalkıp çeviri işlerine bakamadım. Yani anlayacağınız iki gündür hastaydım. Şimdi iyim çok şükür.

Dün anca yavaş yavaş kendime gelmeye başladım. Kusunca heh insan kendine hemen geliyor. Tavsiye ederim açıkçası 🙂

İşte bugün ise çeviri işlerine başlıyorum gene.

Çeviri işlerinde ise sadece Kamisama no Memochou ile uğraşmıyorum. Aşağıda liste halinde görebilirsiniz. Hatta çeviri ya da edit işlerinde ne kadar zaman ayırdığımı da öğrenebilirsiniz.

Kamisama no Memo-chou -> 2 saat

Appleseed XIII -> 1 saat

Yotsuba -> 2 saat

Jackie Chan Adventures -> 1 saat

2 saat ise istediğim şeye zaman ayırma hakkımın olmasına izin vereceğim. Böylelikle günde 8 saat bunlarla uğraşabilirim. Tabi bazen 5 saatte olabilir. Ama gene de gündelik olarak çeviri işlerine kesinlikle zaman ayırmak için kendimi motive edici şeyler arıyorum ki günlerim boş geçmesin, değil mi? 😀

 

Bundan sonra daha da düzenli olarak çeviri işlerine verecem kendimi. Özellikle erken yatıp (gece saat 1 – 2 gibi) erken kalkarak (sabah saat 7 – 8 gibi) çeviri işlerine dalmayı istiyorum. 10:00 sularında tabi. Çeviriden önce 2 saat şöyle rahat rahat kahvaltı yapıp spor ya da kendimi iyi hissedeceğim şekilde rahatlayarak güne başlamak… 😀

Bir sonra ki yazı da görüşmek üzere, Dostça Kalın. 🙂

Advertisements

6 thoughts on “Geçen Gün

  1. – Öncelikle geçmiş olsun
    – yotsuba projendeki saatleri kamisama’ya aktarabilirsin
    – ya da Appleseed’e
    – çok kıza ve öz bir geçmiş olsun dileği yazı mı oldu nedir?
    – Bu arada sıcak demişken nerelisin ki, sıcaktan yakınıyorsun merak ettim?

  2. Şöyle ki İstanbul’da oturuyorum. Perşembe ve Cuma gerçekten sıcaktı. O kadar olmasa da benim sıcağa karşı bir antipatim var. Benim gibi kişiler kesinlikle sıcağı sevmezler. Hele ki yağlı ve tuzlu yemekten sonra dışarıya çıkmışlarsa… 🙂

    Ayrıca Yotsuba’ya ayırdığımı bazen Appleseed ve Kamisama’ya ayırabilirim ama şimdiden söyliyim baya zorluyorlar beni. Özellikle Kamisama no Memo-chou… Dediğim gibi kesinlikle mümkün olduğunca Kamisama no Memo veya Appleseed’e daha fazla ayırmaya çalışacağım. Bakıp göreceğiz bakalım. 🙂

  3. – sıcak diyince bende akdeniz ya da ege de yaşıyorsun sanmıştım.
    – İstanbulun sıcağı herhalde bana ilkbahar havası gibi gelir.
    – projelerin için yorumum ise: zor gerçekten zor projeleri seçmişsin ki, piyasaya bakındığım kadarıyla bunlara el atmaya cesaret eden yok.
    – bir yandan iyi ki yok diyorum böyle güzel yapımları kaçırdıklarının farkında değiller.
    – diğer yandan, müssadenle iğneyi sana batırmama izin ver. eğer farkına varsaylardı kesinllikle şimdiye güncele ya da ona yakın bir bölüme yetişmişlerdi.
    – kendini biraz daha sıkıya al lütfen.
    – (baş ağrısı mod: migren aktifleştirirdi)

  4. Unutmayalım ki benim ingilizcem o kadar iyi değil. İyi olanlar için geçerli olabilir orası. 🙂

    Hatta bu konuda haklısın. Güncel ya da ona yakın bir bölüme geçerlerdi ama nasıl bir altyazı ile olurdu orasını bilemem açıkçası. Benim en sevmediğim şey bir animeyi Türkçeleştirirken çok fazla Türkçeleştirmeleri olur. Zaten çoğunu beğenmem imkansız olur. Ancak ruhunu ya da en basiti o karakterlerin içine girip dahası Japonya havası veriyorlarsa ağzıma bir tat verir. Benim hedefim ilk bu oluyor. Ayrıca inan anlasan bile bir altyazıyı gönlüm razı olmadıkça yayınlamayı pek sevmiyorum. Fakat bir konuda haklısın benim şuana kadar en azından 5 bölüm yapabilmem gerekiyordu. Bunu da hevesimi bazı etkenlerin kırmasına bağlı olduğunu düşünebilirsin. Net alemindeki kişilerin kaliteli bir gönüllü işini yaparken ne kadar acımasız olduklarını bazen unuttuğumun bir kanıtını kendi gözlerimle görünce artık bazı şeylerin ego ile ilgili olmadan da düşünemeden de edemiyorum neyyysseeee… 🙂

    Yalnız egoist bir insan olmadığıma şükrediyorum. 🙂

  5. – bir tutam hırs, bir tutam tembellik, az biraz zaman.
    – hepsini özenle seçilmiş animelerle birlikte ruh ile karıştırıp oda sıcaklığında beklemye koyluyoruz.
    – 😀
    – türkçeleştirme konusunda katılıyorum. bazen bir dile ait kalıpların aynı bırakılması gerektiğine inananlardanım.
    – ama yine de ingilizceni geliştirmek istiyorsan sıkıya alman gerekiyor.
    – aksi takdirde bunca emek sonunda aldığın yoldan sen bile memmun olmayacaksın.
    – ha niye animeler için dırdır ediyorsun diyorsan. sebeplerini daha önce açıkladım.
    – sen beni blogundan kovana ya da kasım ayı gelene kadar baş ağrın olmaya devam edeceğim

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s